Ali Öztürkün Kaleminden Anı Yaşamak ve Hakikat Arayışı
Yazar Ali Öztürk, kaleme aldığı son yazısında insanın zaman algısını ve şimdiki anın değerini tasavvufi bir perspektifle değerlendirdi. İnsanın zihnini geçmişin pişmanlıkları veya geleceğin kaygılarıyla meşgul ederek, elindeki tek gerçek zaman dilimi olan şimdiyi ıskaladığını vurguladı.
Tasavvuf ve Carpe Diem Dengesi
Öztürk, Şeyh Gâlib’in “Saat bu saat, dem bu dem” dizelerinden yola çıkarak, modern dünyadaki “anı yaşa” (Carpe diem) kavramının tüketim odaklı bir haz arayışı değil, anın hakikatini idrak etme çabası olması gerektiğini belirtti. Yazıda, insanın hayatı gelecekte başlayacak bir prova gibi görmemesi gerektiği, aksine nefes alıp verdiği her anın yaşamın bizzat kendisi olduğu ifade edildi.
Kendini Bilme Sorumluluğu
İnsanın mutluluğu sürekli bir sonraki durağa ertelemesinin temel bir yanılgı olduğunu savunan Öztürk, hakikatin dışarıda değil, insanın kendi iç dünyasında aranması gerektiğini hatırlattı. Kendini bilmenin kusursuzluk değil, eksiklikleri fark edip kendi kalbinin sesini duyabilme yetisi olduğu kaydedildi. Geçmişten ibret alıp gelecekten umut duyarken, bugünün sorumluluğunu taşımanın insan hayatındaki en büyük servet olduğu vurgulandı.