Emekçinin bahşişi

 

İktidar emeklini maaşına, emekçinin de bahşişine göz dikti!
Sonuç; İktidar The end!
Emekçinin, garson, komi, çırak konumundaki vatandaşının geçimini sağladığı bahşiş’e de göz konulduysa, iktidar sineğin yağını, dolayısıyla vatandaşının canını çıkarmaya kararlı.

Yumuşama, normalleşme, tasarruf falan, filan hikâye.
Vatandaş evsiz kalmış, kiralar yükselmiş, ev sahibi kiracı arasında çatışma çıkmış, birileri cezaevine düşmüş, birileri toprağın altına gitmiş, kimi ne ilgilendirir.
Bunlar şahsi durumlar, iktidarın sorunu değil!

İktidarın ilgilendiği daha üst düzey işler var.
Örneğin; Diyanetin ABD’de villa, otel, hamam binaları inşa etmiş olması gibi ciddi yatırım meseleleri var iken, yaratılmış sınıf farkını aşağıya düşürmeye gerek var mı?

İtibardan tasarruf olmaz!
Emeklinin maaşı, emekçinin bahşişi ile ülkeyi ayakta tutma gayreti daha ehvendir!
Biz/Bizler, sosyal, hukuk devleti olmanın dayanılmaz ağırlığı ve sıkıntılarının derinliğinde yaşam mücadelesi vermeye devam edeceğiz gibi görünüyor. Ülkenin yüzde 5-10’luk kesimi rahat yaşasın diye böyle bir güzergâh çizdiler, adına da kader dediler, şimdi de insanları o kadere razı etmeye çalışıyorlar.
*
Artık, bu düzenin uzun sürmeyeceği belli oldu.
Hiçbir iktidar haraca benzeyen hatta haraç sınıfında zikredilen vergi yükünün altına sokmaz vatandaşını.

Ya işin içinden çıkamıyorlar, yâda herro-merro yapıp, sandık yoluyla gidişlerine zemin hazırlıyorlar.
Sandık-seçimle kaybetmek daha ehven bir durum; ‘Halkımız böyle uygun gördü’ deyip, defteri demokrasi sınırları içinde kapatmaya çalışmak da bir yöntem.
Yoksa bu kadar açıktan vatandaşa yüklenme olur mu?

Emeklinin maaşına, emekçinin bahşişine göz koyacak kadar göz kararmışsa, gidişin yolları aranıyor demektir.

Öyle ya da böyle, bu gidişin zemini var artık.
O nedenle; kısa, orta yâda uzun vade, hangisi olursa olsun Cumhuriyet Halk Partisinin omuzlarına yüklenecek bir yük var. Buna hazırlıklı olmak lazım. Bıraktıkları yükten söz ediyorum, yoksa halkın kendisi sosyalistler için, sosyal demokratlar için bir yük değil. Aksine onların omuzlarındaki yükü hafifletmek gibi bir sorumlulukları var.

Her an her şey olabilir, CHP, firesiz, kavgasız, geleceğe umut verecek kadroları hazır tutmalı, hazırlamalıdır. Dışarıdan hazır kadrolarla değil, parti içinde, genel merkezden, meclis kadrolarından, il, ilçe teşkilatlarından yetişen, parti etiği ve sosyal demokrat anlayışla kendini var eden gençleri seçmeli, hazırlamalıdır.
Her zaman dediğim gibi, en önemlisi de Türkiye genelinde bütün teşkilatları gözden ve elden geçirmeli, eksiği, aksağı olan bütün alanlar yenilenmelidir.
İktidar hazırlığı başlamalı.
* Ahmet Oktay