Mersin’in Siyasi Dengeleri Yeniden mi Dizayn Ediliyor?
Abdullah Özyiğit neden tutuklandı?
Seçer’den sonra Büyükşehir için adı mı geçiyordu?
Mersin’de son haftalarda yaşanan gelişmelere yalnızca adli dosyalar üzerinden bakarsak, resmin tamamını göremeyebiliriz.
Çünkü ortada sadece tutuklanan belediye başkanları, soruşturmalar ve mahkeme süreçleri yok.
Ortada aynı zamanda yeniden şekillenen bir Mersin siyaseti var.
Ve artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:
Mersin’in siyasi dengeleri yeniden mi dizayn ediliyor?
Bu sorunun cevabını bugün kesin olarak vermek mümkün değil.
Ama gazetecilik, tam da burada başlar.
Soruyu sormakla…
Abdullah Özyiğit neden önemli?
Abdullah Özyiğit, Mersin siyasetinde yıllardır var olan bir isim.
Yenişehir Belediye Başkanlığı göreviyle birlikte kent siyasetinde kendisine ciddi bir alan oluşturdu.
Yenişehir, Mersin siyasetinde sıradan bir ilçe değil.
Büyükşehir siyasetinin merkezlerinden biri.
Dolayısıyla Yenişehir Belediye Başkanlığı yapan bir ismin gelecekte Büyükşehir için adının geçmesi şaşırtıcı olmaz.
Tam da bu nedenle Özyiğit’in tutuklanmasının ardından yalnızca “Dosyada hangi suçlamalar var?” sorusunu değil, bir başka soruyu da sormak gerekiyor:
Abdullah Özyiğit, Vahap Seçer sonrasında Büyükşehir Belediye Başkanlığı için potansiyel bir isim miydi?
Bu sorunun cevabı elbette zaman içinde ortaya çıkacaktır.
Ancak siyasi kulislerde böyle bir ihtimalin konuşulması bile başlı başına önemlidir.
Seçer’den sonra ne olacak?
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in tutuklanmasıyla birlikte kent siyasetinde çok önemli bir denklem değişti.
Çünkü Seçer, uzun süredir CHP’nin Mersin’deki en güçlü siyasi aktörlerinden biriydi.
Şimdi herkes aynı soruyu soruyor:
Seçer’den sonra CHP’nin Mersin’deki liderliği kime geçecek?
İşte Abdullah Özyiğit ismi tam burada karşımıza çıkıyor.
Ben bugün “Özyiğit kesinlikle Büyükşehir adayı olacaktı” demiyorum.
Bunu söylemek için elimizde yeterli veri yok.
Ama gelecekte Büyükşehir için adı geçebilecek bir siyasetçinin siyasi yolunun tutukluluk süreciyle kesintiye uğraması, ister istemez düşündürücü bir tablo oluşturuyor.
Tesadüf mü, siyasi sonuç mu?
Şimdi asıl meseleye gelelim.
Bir olayın siyasi sonuç doğurması, o olayın mutlaka siyasi amaçla gerçekleştirildiği anlamına gelmez.
Bunu birbirinden ayırmak zorundayız.
Özyiğit hakkında bir soruşturma yürütülüyor.
Mahkeme tutuklama kararı verdi.
İddiaların doğruluğunu veya yanlışlığını hukuk belirleyecek.
Masumiyet karinesi herkes için geçerlidir.
Fakat gazeteci olarak şunu sormak da bizim görevimiz:
Bu süreç Mersin siyasetini nasıl değiştirdi?
Kimlerin siyasi ağırlığı arttı?
Kimlerin etkisi azaldı?
Kimler yeni dengede öne çıktı?
Ve en önemlisi:
Seçer’den sonra Büyükşehir için ortaya çıkabilecek siyasi alternatifler kimlerdi?
Mersin’de boşluk oluştu
Seçer’in tutuklanmasıyla Büyükşehir’de bir boşluk oluştu.
Özyiğit’in tutuklanmasıyla da CHP’nin ilçe belediyeleri açısından önemli bir siyasi aktör devre dışı kaldı.
Mezitli’de yaşanan gelişmeler de bunun üzerine eklendi.
Üç önemli belediyede yaşanan gelişmelerin ardından Mersin siyasetinin eski dengelerle devam etmesi artık kolay görünmüyor.
İşte tam burada siyaset yeniden kuruluyor.
Yeni aktörler ortaya çıkıyor.
Yeni ittifaklar oluşuyor.
Yeni adaylık hesapları yapılıyor.
Ve herkes birbirine aynı soruyu soruyor:
Bir sonraki Büyükşehir adayı kim olacak?
Özyiğit’in önü açık mıydı?
Abdullah Özyiğit’in önünde siyasi bir gelecek olduğu kanaatindeydim.
Çünkü yerel yönetim deneyimi vardı.
Örgüt deneyimi vardı.
Kent siyaseti deneyimi vardı.
Ve Yenişehir gibi Mersin açısından önemli bir ilçede iki dönem belediye başkanlığı yaptı.
Bu özellikler, doğal olarak bir siyasetçiyi gelecekte daha büyük görevler için değerlendirilebilir hale getirir.
Dolayısıyla bugün Özyiğit’in tutuklanmasının ardından onun siyasi geleceğinin ne olacağı da ayrı bir tartışma konusudur.
Acaba Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı için gelecekte adı geçebilecek isimlerden biri miydi?
Bu soruyu sormak suç değildir.
Bu soruyu sormak gazeteciliktir.
Ancak bir sınırımız var
Burada önemli bir çizgiyi özellikle belirtmek istiyorum.
Ben, Abdullah Özyiğit’in Büyükşehir adaylığının önünü kesmek amacıyla tutuklandığını söylemiyorum.
Bunun için elimizde doğrulanmış bir belge veya kesinleşmiş bir bilgi yok.
Böyle bir iddiayı gerçekmiş gibi yazmak gazetecilik olmaz.
Ancak siyasi sonuçları sorgulamak da gazeteciliğin görevidir.
Çünkü hukuk süreci başka bir şeydir.
Siyasetin sonuçları başka bir şeydir.
Bizim işimiz ise ikisini birbirine karıştırmadan kamuoyunun gözü önüne sermektir.
Mersin halkının bir cevaba ihtiyacı var
Bugün Mersin’de siyasi dengeler değişiyor.
Belki de önümüzdeki birkaç yılın siyasi haritası bugünden çiziliyor.
Seçer’in siyasi geleceği…
Özyiğit’in siyasi geleceği…
Mezitli’de yaşanan değişim…
CHP içerisindeki dengeler…
Yeni siyasi aktörlerin ortaya çıkışı…
Bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde karşımıza çok daha büyük bir soru çıkıyor:
Mersin’in siyasi dengeleri yeniden mi dizayn ediliyor?
Belki cevap hayır.
Belki bütün yaşananlar yalnızca hukuki süreçlerin doğal sonucu.
Ama belki de bu gelişmelerin Mersin siyasetinde çok daha büyük sonuçları olacak.
Bunu zaman gösterecek.
Son söz
Ben Abdullah Özyiğit’in suçsuz olduğunu da söylemiyorum, suçlu olduğunu da.
Buna hukuk karar verecek.
Ama şunu açıkça söylüyorum:
Bir siyasetçi hakkında soruşturma açılabilir, tutuklama kararı verilebilir. Fakat onun siyasi geleceği daha mahkeme kararı kesinleşmeden kamuoyunda infaz edilmemelidir.
Özyiğit’in siyasi geleceği ne olur bilmiyorum.
Seçer’in siyasi geleceği ne olur bilmiyorum.
CHP Mersin’de yeni bir liderlik arayışına girer mi, onu da bilmiyorum.
Ama bildiğim bir şey var:
Mersin’de taşlar yerinden oynadı.
Ve şimdi herkes aynı satranç tahtasına bakıyor.
Kim öne çıkacak?
Kim geride kalacak?
Kim aday olacak?
Kim olmayacak?
Ve belki de en önemli soru..?
Bu yeni Mersin siyasetinin mimarı kim olacak?
Cevabını zaman verecek.
Biz gazeteciler ise sormaya devam edeceğiz.
Ahmet Oktay’ın Kaleminden