Siyasette “Vefa” mı, Yoksa “Zamanlama” Hatası mı?
Siyasetin ne kadar kaygan bir zemin olduğunu söylemeye gerek yok.
Dün göklere çıkarılanlar bugün bir anda yalnızlaşabiliyor, dün yan yana yürüyenler bugün mesafeli durmayı tercih edebiliyor.
İşte tam da bu hareketli, tabiri caizse "ateşten gömlek" günlerde, Mersin yerel siyasetinden çok konuşulacak, üzerine uzun uzun tartışılacak bir hamle geldi.
Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Ankara’ya giderek CHP’nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti. Üstelik bu ziyareti sadece gizli kapılar ardında bırakmadı;
sosyal medya hesabından Kılıçdaroğlu ile yan yana gülen bir fotoğrafını paylaşıp, altına da net bir destek mesajı iliştirdi.
Peki, bu hamle Mersin’de nasıl yankılandı? Açıkçası, tam bir fırtına kopardı.
Madalyonun İlk Yüzü:
"Şimdi Siyaset Değil, Hizmet Zamanı"
Fotoğrafın paylaşılmasının ardından Abdurrahman Yıldız’ın sosyal medya hesapları adeta bir tartışma platformuna döndü. Gelen olumsuz yorumlara, tepkilere baktığımda vatandaşın haksız olduğu söylenemez bir argümanı var: Zamanlama.
Mersin kamuoyunda tepki gösterenlerin ortak sesi şu: "Toroslar’ın bir yığın çözülmesi gereken sorunu var.
Altyapı, sosyal projeler, vatandaşın ekonomik beklentileri masada dururken, genel siyasetin içindeki bu güç savaşlarında saf tutmanın sırası mı?"
Ayrıca, partinin mevcut genel merkez yönetimiyle ilişkilerin geleceği, bu ziyaretin Toroslar’a gelecek hizmetleri etkileyip etkilemeyeceği de ciddi bir endişe konusu.
Vatandaş, haklı olarak belediye başkanını Ankara kulislerinde değil, sahada, ilçenin sokaklarında görmek istiyor.
Madalyonun Diğer Yüzü: Siyasette Unutulan Duygu;
VefaAncak hikaye sadece tepkilerden ibaret değil. Sosyal
medyadaki o olumsuz mesaj sağanağının altında, başka bir grubun da Başkan Yıldız’a adeta siper olduğunu gördük. Bu kesim ise olaya çok daha farklı, belki de günümüz siyasetinde mumla aradığımız bir pencereden bakıyor:
Vefa ve Dik Duruş.
Kabul edelim ya da etmeyelim; rüzgarın estiği yöne göre yelken açmanın "akıllıca" sayıldığı bir siyasi atmosferde yaşıyoruz.
Gücü elinde bulunduranın yanına koşmanın prim yaptığı bir düzende, Abdurrahman Yıldız’ın eleştirileceğini bile bile Kemal Kılıçdaroğlu’nun arkasında durması ciddi bir cesaret işidir.
Üstelik tepkilere rağmen o fotoğrafı kaldırmaması, geri adım atmaması ve pozisyonunu koruması, onun siyasette "rüzgar gülü" olmak istemediğinin net bir göstergesi. Bu duruşu takdir edenlerin, "İşte siyasette aradığımız omurgalı duruş bu" demesi de bu yüzden.
Sonuç Olarak;
Abdurrahman Yıldız, bu Ankara hamlesiyle çok riskli ama bir o kadar da net bir kumar oynadı. Kendi siyasi geleceğini, inandığı değerlerin ve vefa duygusunun üzerine inşa etmeyi seçti.
Şimdi asıl sınav yeni başlıyor. Başkan Yıldız, Ankara’da sergilediği bu "dik duruş" enerjisini, Toroslar’ın sokaklarına, mahallelerine ve hizmet kalitesine de yansıtabilecek mi? Eğer Ankara’daki bu siyasi cesaretini, Toroslar’da projelerle ve halkla iç içe bir belediyecilikle taçlandırabilirse, bugün kendisini en sert eleştirenlerin bile takdirini kazanabilir.
Ama eğer bu siyasi tartışmalar hizmetin önüne geçerse, Mersin kamuoyunun faturayı kesmekte hiç de tereddüt etmeyeceğini en iyi kendisi biliyordur. İzleyip göreceğiz