11 Büyük Şehir mi?….

Yok… Yok… Anlaşılan, Partiyi sıfırlamadan gitmeyecek…
Gemiyi güvenli bir limana çekmekmiş görevi!!!
Oysa; 11 seçimde, ne sığınacak liman bıraktı.
Ne de limana sağlam girecek gemi…
Kalan gemileri de, 14 ve 28 Mayıs’ta açık denize açılarak,
Yakmadı mı?…
Hem de gemilerin içine truva atları da alarak….
CHP’nin aslan gibi kaptanlarını ise, kızağa çekmedi mi?…
Millet ittifakına güvenip,
Miçolarla CHP gemilerini yönetmeye çalışmadı mı?….
Dürüst kaptan, adaletli kaptan, çalışkan kaptan deyip,
CHP’nin bütün gemilerini ona teslim etmedik mi?…
Hem de tam yetkiyle…
Ama!!!! O ve ona alkış tutan kurmay kadrosu ne yaptı?…
Muktedir’in hileli zarlarla oynadığını bildikleri halde,
Gerekli önlemleri aldık deyip, almadılar….
Hileli zarlara itiraz etmediler…
Hatta, muktedir ‘e meydan okuyarak,
Her şartta onu yeneceğine bizi inandırdı….
Tabii ki bu seçimi, sadece CHP kaybetmedi…
Ondan Umut bekleyen herkes kaybetti…
Türkiye’de, her kesim, çok şey kaybetti…
Türkiye kaybetti…
Daha kaybedecek neyimiz kaldı ki?…
11 Büyük Şehir mi?….
Offf aman aman….
Bu kafayla maazallah onları da kaybedersek?!!!
İşte o zaman sıfırlarız..
Hızır bile bize yardım edemez….
En Demokratik parti olduğunu iddia eden KK ve kurmayları, Eleştiriye bile tahammül edemiyorlar….
KK, Değişim diyor,
ama değişimin önünü tıkadığını kabullenmiyor….
Yani, Muktedir kadar bile olamıyor…
Muktedir; en güçlü Kurmaylarına bile 3 kez sınırı koydu.
Her 3 dönemde bir, partisini yeniledi…
Demokratik parti olmakla öğünen chp de ise;
7 dönem milletvekili olan ve partiye zerre kadar fayda sağlamayan Dinozorlara bile engel koymadı, koyamıyor…
KK ile seçim kazanmanın gerçekleşmesi için,
Daha ne kadar seçim kaybetmeye katlanacağız?….
Düşün artık bu partinin yakasından…..
Bırakın da Parti gençleşsin dinamizm kazansın….
Ama o kadar engel var ki;
Genel başkanın ve şürekasının tensipleri olmadan,
Partide bir görev alma şansı olmayan gençler,
Partiye bile yanaşamıyor…..
İl, İlçe, Belediye Başkanlığı, Milletvekilliği gibi görevler,
Bu şüreka takımı tarafından belirlendiği sürece,
Partide görev almak isteyen gönüllüler,
Ağzıyla kuş tutsa bile, bu şüreka takımını aşamadan,
veya onların takımına girmeden
Partide onlara hiç bir görev verilmiyor……
Çünkü artık, parti içi demokrasi çalışmıyor…..
Partide görevler; seçilmişlere değil, atanmışlara veriliyor…..
Onlar da; kendilerini bu göreve atayanların müritleri oluyorlar…… Yani, suyun başındakiler; aralarına dışarıdan kimseyi sokmamayı, Parti disiplini olarak dayatıyorlar…..
Bu nedenle; CHP tüzüğünden, kuruluş ilkelerinden
ve parti içi demokrasiden tamamen uzaklaştırıldı…..
İtiraz eden veya bu uygulamaları eleştirip, uyarılar yapanlar da, Muktedir’in deyimiyle;
Hainlikle, satılmışlıkla veya trol olmakla damgalanıyorlar….
Hatta; eleştirinin zamanı ve yeri mi? deyip,
Konuşup, yazanları, partiden ihraç ediyorlar….
Bu ortamda; taze filizleri devamlı budanan hangi ağaç,
Hangi dal, hangi sürgün gelişecek te meyve veren ağaca dönüşecek??….
Bu mümkün mü?….
Hele de; yeni ve gür bir orman yaratmak için,
Genç ağaçlarla takviye yapmaya imkan sağlanmıyorsa……
Eldeki ormanı bile kurutup yok ederseniz?
Size kim, filiz, dal, ağaç ve de orman olmak ister?…..
Yeter artık…. bu partide hiç kimse vazgeçilmez değildir….
O nedenle;
GENEL BAŞKANINDAN, PARTİ ÜYELERİNE KADAR,
CHP YENİLENMELİ VE YENİDEN KADROLAŞMALI…..
Hem de en kısa zamanda ve de bu yenilenme için;
Tüzük kurultayı yaparak, parti içi demokrasi işletilmeli….
Parti tüzüğü ise, sıfırdan yazılmalı….
Yazılacak yeni tüzük kuralları da harfiyen uygulanmalıdır….
Partinin her kademesi ve görevine gelenler de,
Demokratik seçimle gelebilmeli….
ve demokratik yolla görevinden ayrılabilmeli….
Genç partililerin önü mutlaka açılmalı ve onlara fırsat verilmeli….
Dinozorlara ise; aktif görevlerden el çektirilmeli….
Delege sistemi de;
İl, ilçe, Belediye veya Genel Merkezin masa başı oyunları ile değil, Yeni tüzük gereği; demokratik seçimle belirlenmeli…
Benden bu kadar….