Makamın Değil, Halkın ve Bilimin Rektörü: Mehmet Keleş
Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu’nun Adıyaman buluşması vesilesiyle, gazeteci meslektaşlarımızla birlikte Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş’i ziyaret ettik.
Bu ziyaret bizim için sadece bir nezaket ziyareti değildi.
Bir üniversiteyi yöneten rektörü, makamında görmekten çok; insanlarla kurduğu iletişimi, şehre bakışını, üniversiteye dair hedeflerini ve yönetim anlayışını gözlemleme fırsatı bulduk.
Ve açıkçası ziyaretin sonunda bende oluşan kanaat şu oldu:
Mehmet Keleş, makam sevdalısı değil; hizmet sevdalısı bir rektör.
Rektörlük makamını bir koltuk olarak görmüyor
Bazı yöneticiler vardır, makamlarıyla aralarına görünmez duvarlar örer.
Bazıları ise makamın kapısını insanlara açık tutar.
Mehmet Keleş’te bizim gözlemlediğimiz anlayış ikinci gruba giriyor.
Gazetecilerle gerçekleştirdiğimiz görüşmede göstermiş olduğu ilgi, alaka ve samimiyet; üniversiteyi sadece bir makamdan yönetmek istemediğini açıkça hissettirdi.
Üniversitenin geleceğine ilişkin bakış açısı, olaylara öngörülü yaklaşımı ve gençlere dair düşünceleri, kendisinin bu görevi yalnızca bir unvan olarak görmediğini ortaya koyuyor.
Halkın içinde, öğrencinin yanında
Bir üniversite sadece binalardan, dersliklerden ve makam odalarından ibaret değildir.
Üniversite; öğrencidir.
Akademisyendir.
Şehirdir.
Halktır.
Gelecektir.
Bu nedenle üniversite yönetiminin toplumla bağ kurması büyük önem taşıyor.
Ziyaretimiz sırasında edindiğimiz izlenim, Rektör Mehmet Keleş’in bu bağın farkında olduğu yönünde.
Halktan kopuk bir üniversite değil, toplumla bütünleşen bir üniversite anlayışını önemsiyor.
Öngörüsü dikkat çekiyor
Bir yöneticinin en önemli özelliklerinden biri de bugünü yönetirken yarını görebilmesidir.
Mehmet Keleş’in üniversiteye ilişkin değerlendirmelerinde dikkat çeken noktalardan biri de bu oldu.
Adıyaman Üniversitesi’nin yalnızca eğitim veren bir kurum değil, aynı zamanda Adıyaman’ın sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine katkı sağlayan önemli bir merkez olması gerektiği düşüncesini görmek mümkün.
Bu yaklaşım, üniversitenin şehirle bütünleşmesi açısından son derece kıymetli.
Gazeteciler olarak bizim gözlemimiz
Biz gazeteciler insanları sadece söyledikleriyle değil, davranışlarıyla da değerlendiririz.
Çünkü gazetecilik biraz da gözlem mesleğidir.
Bir insanın makamına nasıl oturduğundan çok, insanlara nasıl davrandığına bakarız.
Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu’nun Adıyaman buluşması kapsamında gerçekleştirdiğimiz bu ziyarette, Rektör Mehmet Keleş’in gazetecilere yönelik sıcak yaklaşımını, samimiyetini ve üniversiteye ilişkin öngörülü değerlendirmelerini yakından gözlemledik.
Ve şu kanaate vardık:
Mehmet Keleş, makamın değil, hizmetin peşinde olan bir yönetici görüntüsü veriyor.
Devlet adamlığı biraz da budur
Vatanını ve milletini sevmek…
Görevin sorumluluğunu bilmek…
Makamı geçici, hizmeti kalıcı görmek…
İnsanlarla iletişim kurmak…
Gençlerin geleceğine yatırım yapmak…
Şehrin geleceğini üniversitenin geleceğinden ayrı görmemek…
Bütün bunlar, devlet adamlığı anlayışının önemli parçalarıdır.
Elbette bir yöneticinin başarısı zaman içerisinde yaptığı çalışmalarla, ortaya koyduğu projelerle ve üniversiteye kazandırdığı değerlerle daha net ortaya çıkacaktır.
Ancak biz gazeteciler olarak bir ziyaret sırasında gördüğümüz samimiyeti, ilgiyi ve yönetim anlayışını da kamuoyuyla paylaşmayı görev biliriz.
Bugün makamlar gelip geçici.
Koltuğa oturanlar değişebilir.
Unvanlar değişebilir.
Ama geride bırakılan hizmetler ve insanların gönlünde oluşan iz kalıcıdır.
Biz Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş’i ziyaretimizde, makamına güvenen değil, makamını hizmet için kullanan bir yönetici anlayışını gözlemledik.
Belki de en önemlisi şuydu:
Makam sevdalısı değil, üniversite sevdalısı.
Makamın değil, halkın ve öğrencinin yanında olmayı önemseyen bir rektör.
Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu’nun Adıyaman buluşması vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz bu ziyaret, biz gazeteciler açısından da güzel bir tanışma ve gözlem fırsatı oldu.
Dileriz ki Adıyaman Üniversitesi, Mehmet Keleş’in öngörüsü, vizyonu ve hizmet anlayışıyla daha güçlü yarınlara yürür.
Çünkü bir üniversite ne kadar güçlü olursa, şehir de o kadar güçlü olur.
Ve güçlü şehirlerin arkasında, geleceği görebilen yöneticiler vardır.
Ahmet oktay
Takip haber köşe yazısı