FERDİ BAŞKAN’IN MAKAMI SOKAKTA, GÖNLÜ HALKTA
Bazı makamların kapısı vardır, bazı makamların ise gönlü…
Bugün AK Parti Toroslar İlçe Başkanlığı’na bir ziyaret gerçekleştirdim.
Amacım, İlçe Başkanı Ferdi Çokkeser ile görüşmekti.
Fakat daha ilçe başkanlığına adım attığım anda gördüğüm manzara, benim için yapılmış herhangi bir siyasi konuşmadan çok daha anlamlıydı.
Vatandaşlar yoğun bir şekilde geliyordu.
Kimi derdini anlatmak için, kimi bir talebini iletmek için, kimi de sadece kendisini dinleyecek birini bulmak için oradaydı.
Bir gazeteci olarak bu tabloyu görünce ister istemez düşündüm:
Bir siyasetçiyi anlatan en doğru fotoğraf nedir?
Kürsüde yaptığı konuşma mı?
Televizyon ekranındaki görüntüsü mü?
Yoksa makam odasının önünde bekleyen vatandaşlar mı?
Bence cevap çok açık:
Vatandaşın ayağı o kapıya gidiyorsa, orada bir güven vardır.
Ferdi Çokkeser’i bugün biraz da bu gözle gördüm.
Onu sadece AK Parti Toroslar İlçe Başkanı olarak değil, dar gelirlinin, ihtiyaç sahibinin, fakir fukaranın derdine kulak vermeye çalışan bir insan olarak gördüm.
Çünkü yoksulluk kolay anlatılabilecek bir şey değildir.
İhtiyaç sahibi insan çoğu zaman yardım istemeye utanır.
Çocuğunun ihtiyacını anlatırken mahcup olur.
Evindeki sıkıntıyı başkasına söylerken zorlanır.
Bazen insanın tek ihtiyacı, karşısında kendisini küçümsemeden dinleyecek birisidir.
İşte siyaset tam da burada insanlıkla buluşur.
Bir insanın elinden tutmak…
Bir ailenin derdine ortak olmak…
Bir çocuğun yüzünü güldürmek…
Bir annenin yüreğindeki sıkıntıyı biraz olsun hafifletmek…
Bunların hiçbirinin siyasi karşılığı ölçülemez.
Çünkü iyiliğin hesabı olmaz.
Bugün ilçe başkanlığında gördüğüm vatandaş yoğunluğu bana Ferdi Başkan’ın kapısının yalnızca siyasetçilere, partililere veya protokol isimlerine açık olmadığını düşündürdü.
Vatandaşın da kapısı olmuş orası.
Belki herkesin sorununu çözmek mümkün değil.
Belki herkesin istediğini yapmak mümkün değil.
Ama insanları dinlemek mümkündür.
Dertlerini paylaşmak mümkündür.
Çaresiz hisseden bir vatandaşa “Yalnız değilsin” diyebilmek mümkündür.
Bazen bir insanın hayatında en büyük yardım, kendisini yalnız hissetmemesidir.
Ferdi Başkan’ın asıl sınavı da bundan sonra başlıyor.
Çünkü halkın ilgisi aynı zamanda büyük bir emanettir.
Bugün kapısını çalan vatandaş yarın yine gelebilmeli.
Bugün derdini anlatan insan, yarın “Beni dinleyen bir başkan vardı” diyebilmeli.
Çünkü makamlar geçicidir.
Koltuklar geçicidir.
Siyasi görevler geçicidir.
Ama insanın gönlünde bıraktığınız iz kalıcıdır.
Yarın kimse makam odasının kaç metrekare olduğunu hatırlamayabilir.
Ama bir ihtiyaç sahibinin yüzündeki tebessümü hatırlar.
Bir annenin “Allah razı olsun” deyişini hatırlar.
Bir babanın çaresizliğinin biraz olsun azaldığı o günü hatırlar.
Ve belki yıllar sonra bir vatandaş şöyle der:
“Zor zamanımda Ferdi Başkan’ın kapısını çaldım. Beni dinledi.”
İşte siyasetçinin kazanabileceği en büyük makam budur.
Ben bugün bir gazeteci olarak, siyasi bir parti binasından çok daha fazlasını gördüm.
İnsanların derdini anlatabildiği bir kapı gördüm.
Ve bir kez daha anladım ki;
Makamın büyüklüğü, odanın büyüklüğüyle değil, o kapıdan içeri giren insanların gönlündeki karşılığıyla ölçülür.
Ferdi Başkan’ın makamı belki Toroslar’da bir ilçe başkanlığıdır.
Ama gönlünü vatandaşa açabildiği sürece…
Asıl makamı halkın gönlüdür.
Çünkü bazı makamlar seçimle kazanılır.
Bazı makamlar ise insanların duasıyla…
FERDİ BAŞKAN’IN MAKAMI SOKAKTA, GÖNLÜ HALKTA.
Ve gönülde kazanılan makamın anahtarı da hiçbir siyasi partinin genel merkezinde değil…
Halkın elindedir.