Siyasette bazı cümleler vardır…
Kısa söylenir ama uzun uzun düşündürür.
İşte Salih Hasgül’ün sözleri de bana göre tam olarak böyle bir anlam taşıyor:
“Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim. Partim bana bir görev verirse layıkıyla yapmaya çalışacağım. Parti hiç kimsenin babasının partisi değil. Hepimiz geçeceğiz, kalıcı olan Cumhuriyet Halk Partisi’dir.”
Bu sözler, yalnızca Mezitli’de olası bir ilçe başkanlığı değişiminin ötesinde bir anlam taşıyor.
Çünkü siyaset, makamdan ibaret değildir.
Siyaset; emek vermektir, sabretmektir, gerektiğinde geri adım atabilmektir. En önemlisi de insanın kendisinden önce taşıdığı davayı, kurumu ve teşkilatı düşünmesidir.
Cumhuriyet Halk Partisi Mezitli İlçe Başkanlığı görevinden Tolga Gökçeli’nin istifasının ardından teşkilatta yeni bir dönem konuşulmaya başlandı.
Ankara kulislerinde ise ilçe başkanlığı için Salih Hasgül’ün ismi öne çıkıyor.
Elbette son sözü parti yönetimi söyleyecek.
Bugün konuşulan isimler yarın değişebilir. Siyasette dengeler değişir, görevler değişir, insanlar değişir.
Ama değişmemesi gereken bir şey vardır:
Partiye duyulan aidiyet.
Salih Hasgül’ün açıklamasında benim dikkatimi en fazla çeken de tam olarak bu oldu.
“Partim bana görev verirse yaparım” demek…
Ama aynı zamanda “Görev verilmezse de ben partiliyim” diyebilmek…
İşte siyasette asıl sınav belki de burada başlıyor.
Bir ilçe başkanlığı koltuğu değerlidir.
Ancak o koltukta oturan kişinin değeri, yalnızca taşıdığı unvanla ölçülmez.
Çünkü makamlar gelip geçicidir.
Bugün ilçe başkanı olan yarın başka bir görevde olabilir. Bugün yönetimde bulunan yarın sıradan bir partili olarak aynı sokakta, aynı sandıkta, aynı mücadelede yer alabilir.
Siyasetin doğası budur.
İnsanlar değişir.
Yönetimler değişir.
Görevler değişir.
Ama siyasi partiler, onları ayakta tutan milyonlarca insanın emeğiyle yaşamaya devam eder.
Hasgül’ün “Hepimiz geçeceğiz, kalıcı olan Cumhuriyet Halk Partisi’dir” sözünün altında da işte bu anlayış yatıyor.
Bence bu cümle, siyasette makamların değil, kurumsal aidiyetin önemini hatırlatıyor.
Siyasette en büyük yanlışlardan biri, görevleri kişisel mülk gibi görmektir.
Oysa hiçbir siyasi parti bir kişinin, bir grubun ya da bir ekibin tapulu malı değildir.
Partiler; üyeleriyle, delegeleriyle, yöneticileriyle, gençleriyle, kadınlarıyla, yıllarca kapı kapı dolaşan emekçileriyle vardır.
Ve her siyasi hareketin içerisinde farklı görüşler olabilir.
Bu doğaldır.
Asıl mesele farklılıkların kavga sebebi değil, ortak hedef etrafında buluşma zemini haline getirilebilmesidir.
Çünkü siyasetçinin asıl sınavı, koltuğa oturduğunda değil;
koltuktan kalktığında gösterdiği tavırdır.
Belki de siyasetin insana öğrettiği en önemli gerçeklerden biri budur:
Bizler geçiciyiz.
İsimler değişecek.
Başkanlar değişecek.
Yönetimler değişecek.
Seçimler gelecek ve geçecek.
Bugün alkışlanan insan, yarın eleştirilebilir.
Bugün eleştirilen bir isim, yarın yeniden görev alabilir.
Hayatın ve siyasetin dengesi böyledir.
Fakat geride bir şey kalır:
Verilen emek.
Partiye duyulan bağlılık.
İnsanlara dokunabilmiş olmak.
Ve gerektiğinde makamı değil, davayı önceleyebilmek.
Mezitli gibi siyasi hareketliliğin yoğun olduğu bir ilçede yeni ilçe başkanının önünde önemli bir sorumluluk bulunuyor.
Kim göreve gelirse gelsin, artık mesele sadece bir koltuğu doldurmak olmayacaktır.
Teşkilatı bir arada tutmak, farklı kesimleri aynı masa etrafında buluşturmak, kırgınlıkları azaltmak ve parti tabanının sesini dinlemek önemli olacaktır.
Çünkü teşkilatlar yalnızca seçimden seçime hatırlanacak yapılar değildir.
Teşkilat, siyasetin sahadaki yüzüdür.
Vatandaşla parti arasındaki köprüdür.
Tolga Gökçeli’nin istifasıyla başlayan süreçte yeni bir isim konuşuluyor.
Ankara kulislerinde Salih Hasgül’ün adı öne çıkıyor.
Görev verilir mi, verilmez mi?
Bunu zaman gösterecek.
Ancak bugün için söylenebilecek en önemli şey, Hasgül’ün verdiği mesajın kendisidir:
“Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim.”
Bazen bir siyasetçinin en büyük gücü, taşıdığı makam değil, makam olmadan da aynı yerde durabilmesidir.
Çünkü makamlar insanlara emanettir.
Görevler geçicidir.
Koltuğa oturan da kalkar.
Ama yılların emeğiyle, insanların inancıyla ve milyonların mücadelesiyle var olan siyasi kurumlar yoluna devam eder.
Ve belki de siyasetin en güzel tarafı şudur:
Bugün yan yana yürüdüğünüz insanlarla yarın farklı görevlerde olabilirsiniz. Ama aynı çatı altında buluşabiliyorsanız, asıl kazanç budur.
Mezitli’de şimdi yeni bir dönem konuşuluyor.
Kim göreve gelirse gelsin, dileğimiz kavganın değil birlikteliğin, kişisel hesapların değil ortak aklın, makam mücadelesinin değil hizmet anlayışının öne çıkmasıdır.
Çünkü sonunda hepimiz geçeceğiz.
Kalıcı olan ise kurumlar, değerler ve geride bırakılan güzel izler olacaktır.
Ve Salih Hasgül’ün sözleriyle bitirelim:
“Hepimiz geçeceğiz, kalıcı olan Cumhuriyet Halk Partisi’dir.”
GÜNDEM
16 Eylül 2026GÜNCEL
16 Eylül 2026GÜNDEM
16 Eylül 2026GÜNDEM
16 Eylül 2026GÜNDEM
16 Eylül 2026GÜNDEM
16 Eylül 2026SPOR
16 Eylül 2026
1
SAYIN VALİ, GAZETECİ SİZDEN İZİN ALMAK ZORUNDA DEĞİL!
3732 kez okundu
2
“Suriyeleşmeyi Reddetmek: İran Halkı İçin Vatan, Bir Kaçış Değil Dönüş Adresidir”
592 kez okundu
4
Vahap Seçer neyi hedefliyor: Genel Başkanlık mı, Cumhurbaşkanlığı mı?
545 kez okundu
5
GAZETECİLİK Mİ SOSYAL MEDYA TETİKÇİLİĞİ Mİ..?
497 kez okundu