Sadece bir meslek kuruluşu değil.
Mersin ekonomisinin nabzının attığı, iş dünyasının beklentilerinin dile getirildiği ve kentin ekonomik geleceği açısından önemli kararların tartışıldığı bir yapı.
İşte tam da bu nedenle MTSO Başkanlığı için kulislerde isimler konuşulmaya başladığında, benim aklıma ilk gelen soru “Kim başkan olacak?” olmuyor.
Benim sorum çok daha farklı:
Kim, Mersin için ne yapacak?
Son günlerde kulislerde Alper Gürsoy, Serdar Yıldızgörer ve Hakan Kayacı isimleri konuşuluyor.
Henüz ortada resmi bir adaylık açıklaması yok.
Dolayısıyla bugün herhangi bir ismi aday ilan etmek ya da diğerinin önüne geçirmek doğru olmaz.
Ama bu isimlerin gündeme gelmesi bile Mersin iş dünyasında yeni dönem tartışmasının başladığını gösteriyor.
GEÇMİŞTE NE YAPTINIZ?
İşte burada gazeteci olarak benim görevim başlıyor.
Bir isim aday olduğunda sadece bugün söylediklerine bakmam.
Geçmişine de bakarım.
Çünkü siyaset ve iş dünyasında verilen sözler kadar, geçmişte yapılanlar da önemlidir.
Mersin için bugüne kadar hangi projede yer aldınız?
Hangi yatırımın önünü açtınız?
Hangi sorunu Ankara’ya taşıdınız?
Mersin’in limanı, lojistiği, tarımı, sanayisi, ihracatı ve turizmi için hangi çalışmanın içerisinde oldunuz?
Kentte iş dünyasının hangi sorununu çözmek için masaya oturdunuz?
Bunların cevaplarını bilmek isterim.
Çünkü başkanlık koltuğuna oturmak başka, o koltuğun sorumluluğunu taşımak başka bir şeydir.
MERSİN’İN ARTIK PROJEYE İHTİYACI VAR
Mersin’in ekonomik potansiyelini anlatmaya gerek yok.
Limanımız var.
Tarımımız var.
Turizm potansiyelimiz var.
Sanayimiz var.
Lojistik avantajımız var.
Genç ve dinamik bir nüfusumuz var.
Peki bütün bunları yeterince ekonomik güce dönüştürebiliyor muyuz?
Asıl tartışılması gereken mesele bence burada.
MTSO başkanlığına kim talip olursa olsun, Mersin’in önüne yalnızca bir yönetim listesi değil, bir ekonomik vizyon koymalı.
“Ben başkan olacağım” demek yetmez.
“Ben Mersin için şunları yapacağım” diyebilmek gerekir.
ANKARA’DA MERSİN’İN SESİ DUYULUYOR MU?
Bir başka önemli konu da Mersin’in Ankara’daki gücü.
Mersin’in yıllardır konuşulan sorunları var.
Liman, ulaşım, lojistik, sanayi bölgeleri, tarım, ihracat, turizm ve yatırım…
Bunların her biri Mersin ekonomisinin geleceğini doğrudan ilgilendiriyor.
O halde yeni dönemde MTSO’nun en önemli görevlerinden biri de Mersin’in ekonomik lobisini güçlendirmek olmalı.
Ankara’da Mersin’in hakkını kim daha güçlü savunacak?
Hangi projeyi masaya koyacak?
Hangi bakanlığın kapısını çalacak?
Hangi yatırımcının Mersin’e gelmesi için mücadele edecek?
Bunları görmek istiyoruz.
BEN İSİMLERE DEĞİL, DOSYALARINA BAKACAĞIM
Açık söyleyeyim…
MTSO başkanlık yarışı başladığında benim için önemli olan kişinin kim olduğu değil, ne ortaya koyduğu olacak.
Kimseyi önceden desteklemek ya da kimseyi peşinen eleştirmek gibi bir niyetimiz yok.
Biz gazeteciyiz.
Soracağız.
Araştıracağız.
Geçmişe bakacağız.
Projeleri inceleyeceğiz.
Ve kamuoyunun önüne koyacağız.
Çünkü Mersin'in artık sloganlardan çok somut projelere ihtiyacı var.
SON SÖZ
MTSO Başkanlığı bir makam olabilir.
Ama sadece bir makam olarak görülmemeli.
O koltukta oturan kişi, Mersin iş dünyasının önemli bir bölümünün temsil sorumluluğunu taşıyacak.
Bu nedenle önümüzdeki süreçte aday olacak herkese aynı soruyu soracağım:
“Mersin için bugüne kadar ne yaptınız, yarın ne yapacaksınız?”
Cevabı projelerle veren herkesin sözünü dinlemek gerekir.
Çünkü mesele bir koltuğu kimin kazanacağı değil.
Mesele, Mersin ekonomisinin geleceğinin nasıl şekilleneceğidir.
Ve ben şuna inanıyorum:
MTSO’da artık koltuk değil, proje yarışmalı.Ahmet OktayGazeteci – Köşe Yazarı