takiphaber

takiphaber

14 Eylül 2026 Pazartesi

SAYIN VALİ, GAZETECİ SİZDEN İZİN ALMAK ZORUNDA DEĞİL!

SAYIN VALİ, GAZETECİ SİZDEN İZİN ALMAK ZORUNDA DEĞİL!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir vali düşünün…

Gazeteciler makamında ziyaretine geliyor. Gazeteciler, kamuoyunu ilgilendiren konuları dinliyor. İçlerinden biri, konuşulanları doğru aktarabilmek, kelimeleri yanlış anlamamak ve haberini eksiksiz hazırlamak için cep telefonuyla kayıt alıyor.

Vali bunu fark ediyor ve gazeteciye dönüp soruyor:

“Neden kayıt alıyorsun? Benden izin aldın mı?”

İşte burada durmak gerekiyor!

Sayın Vali…

Gazeteci sizin özel hayatınızı kaydetmiyor.

Gazeteci sizin aile sohbetinizi kaydetmiyor.

Gazeteci gizli bir odada, özel bir konuşmanın peşine düşmüyor.

Gazeteci işini yapıyor!

Gazetecinin elindeki telefon, sizin makamınıza yönelik bir tehdit değil; haberin doğru aktarılması için kullanılan bir araçtır.

GAZETECİ VALİDEN İCAZET Mİ ALACAK?

Gazetecilik, kamu görevlisinden icazet alınarak yapılacak bir meslek değildir.

Gazeteci soru sorarken “Vali Bey, bunu sorabilir miyim?” diye korkarak hareket ederse, ortada gazetecilik kalmaz.

Gazeteci haber yaparken “Kayıt alabilir miyim?” diye her cümlede izin ararsa, kamuoyunun doğru bilgi alma hakkı yara alır.

Elbette gazetecinin de hukuka ve meslek ilkelerine uyması gerekir.

Ancak gazeteciyi, görevini yaptığı için makamınızda sorgular gibi konuşmak ne basınla ilişkiler açısından doğrudur ne de bir devlet yöneticisine yakışır.

MAKAM BÜYÜDÜKÇE HOŞGÖRÜ DE BÜYÜMELİ

Valilik makamı devletin makamıdır.

Tam da bu nedenle o makamda oturan kişinin gazeteciye karşı kullandığı üslup çok daha dikkatli olmak zorundadır.

Çünkü gazeteci karşısında sıradan bir vatandaş değil, kamu adına görev yapan bir basın mensubudur.

Gazeteciye “Neden kayıt alıyorsun?” diye çıkışmak yerine, gazetecinin görevini neden yaptığını anlamaya çalışmak gerekir.

Hele hele bunu diğer gazetecilerin bulunduğu bir ortamda yapmak, basın mensuplarının kendisini baskı altında hissetmesine neden olabilecek bir tavırdır.

DİĞER GAZETECİLER SUSTU DİYE KİMSE RAHAT OLMASIN

O gün orada bulunan gazeteciler belki makamın saygınlığını düşünerek sustu.

Belki ortam gerilmesin diye tepki göstermedi.

Ama sessizlik, yapılan davranışın doğru olduğu anlamına gelmez.

Gazeteciler bazen bulunduğu makam nedeniyle susabilir.

Ama basın sustuğunda toplumun gözü kapanır.

Bugün bir gazeteciye “Benden izin aldın mı?” denilir.

Yarın bir başkasına “Bu soruyu neden soruyorsun?” denilir.

Sonra başka bir gazeteciye “Bu haberi neden yaptın?” denilir.

Böyle böyle gazetecilik yapılmaz hale gelir.

SAYIN VALİ, GAZETECİ SİZİN PERSONELİNİZ DEĞİL

Bunu açıkça söylemek gerekiyor:

Gazeteci valinin personeli değildir.

Valinin basın danışmanı değildir.

Valinin istediği haberi yazmakla görevli değildir.

Gazetecinin görevi, kamuoyunu bilgilendirmektir.

Valinin görevi ise kamu adına görev yapan gazetecilerin sorularına açık ve şeffaf biçimde cevap verebilmektir.

İyi yönetici eleştiriden kaçmaz.

İyi yönetici sorudan rahatsız olmaz.

İyi yönetici, gazetecinin elindeki telefondan korkmaz.

Çünkü şeffaflıktan korkmayanın kayıttan da korkusu olmaz.

BİR DAHA DÜŞÜNÜN!

Sayın Vali…

Gazeteci kayıt alırken paniklemek yerine, “Arkadaşımız haberini doğru yapmak istiyor” demek çok daha devlet adamı bir tavır olurdu.

Çünkü gazeteci sizin düşmanınız değildir.

Gazeteci, kamuoyunun bilgi alma hakkının temsilcisidir.

Bugün o gazeteciye “Benden izin aldın mı?” diye sorulabilir.

Ama gazetecinin de kamu adına şu soruyu sorma hakkı vardır:

“Sayın Vali, neden gazetecinin görevini yapmasından rahatsız oldunuz?”

Bu sorunun cevabını da kamuoyu bilmek ister.

Unutmayalım:

Makamlar gelip geçicidir.

Valiler değişir.

Gazeteciler değişir.

Ama halkın doğru bilgi alma hakkı değişmez.

Ve o hakkın önündeki en büyük engel bazen bir yasak değil, bir kamu görevlisinin yanlış üslubu olabilir.

Gazeteciye haddini bildirmeye çalışmak yerine, gazetecinin görevini yapmasına saygı göstermek gerekir.

Çünkü gazetecinin görevi valiyi memnun etmek değil;

gerçeği kamuoyuna anlatmaktır.

Devamını Oku

ADIYAMAN’DA GÖNÜLLERE DOKUNAN YÖNETİCİLER

ADIYAMAN’DA GÖNÜLLERE DOKUNAN YÖNETİCİLER
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Zor günlerde halkın yanında olmak, makamdan önce gönül meselesidir

Adıyaman…

Acıyı da gördü, kaybı da yaşadı, büyük bir yıkımın ardından yeniden ayağa kalkmanın ne demek olduğunu da en ağır şekilde öğrendi.

Ama bu güzel şehirde bir başka şey daha gördüm: Zor günlerde insanların birbirine nasıl kenetlendiğini…

Geçtiğimiz günlerde Adıyaman’da gerçekleştirdiğimiz temaslarda, sokakta vatandaşlarla yaptığımız sohbetlerde ve ziyaret ettiğimiz kurumlarda dikkatimi çeken en güzel şeylerden biri, halk ile yöneticiler arasındaki samimiyet oldu.

Çünkü insan, makam odasında değil; halkın arasında belli oluyor.

İSHAK ŞAN’IN ADIYAMAN’LA KURDUĞU GÖNÜL BAĞI

AK Parti Adıyaman Milletvekili Doç. Dr. İshak Şan, depremden bu yana Adıyaman’dan kopmayan isimlerden biri olarak dikkat çekiyor.

Gece gündüz sahada olmak, vatandaşın kapısını çalmak, derdini dinlemek ve çözüm aramak kolay iş değil.

Siyaset elbette farklı düşüncelerin olduğu bir alan. Ancak insanın zor gününde yanında olmak, siyasi görüşlerin ötesinde bir mesele.

Adıyaman’da Şan için vatandaşlardan duyduğumuz en anlamlı sözlerden biri aslında her şeyi anlatıyor:

“Zor günümüzde yanımızda olanı unutmayız.”

TUTDERE: HALKIN İÇİNDEN BİR BELEDİYE BAŞKANI

Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere de kentin yeniden ayağa kalkma sürecinde vatandaşla iç içe olan isimlerden.

Başkanlık koltuğu elbette önemli ama bence asıl önemli olan, o koltuktan kalkıp vatandaşın yanına gidebilmek.

Bir selam, bir tokalaşma, bir vatandaşın derdini dinlemek…

Bazen yapılan büyük hizmetlerden bile daha fazla iz bırakabiliyor.

FAHRİ SEMİZ’DEN GÜVEN VEREN DURUŞ

Adıyaman İl Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Albay Fahri Semiz de vatandaşlarla kurduğu sıcak iletişimle dikkat çeken isimlerden.

Jandarma denildiğinde akla elbette güvenlik geliyor. Ancak güvenlik kadar önemli bir şey daha var:

Güveni hissettirmek.

Vatandaşın karşısında devletin sıcak yüzünü görebilmesi, özellikle büyük acılar yaşamış bir şehir için çok kıymetli.

ÜNİVERSİTE SADECE KAMPÜS DEĞİLDİR

Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş de üniversitenin kentle bütünleşmesi konusunda önemli bir görev üstleniyor.

Üniversite sadece dersliklerden, amfilerden ve akademik çalışmalardan ibaret değil.

Bir üniversite, bulunduğu şehrin geleceğine dokunabiliyorsa gerçekten üniversitedir.

Adıyaman’ın gençleri, eğitimi ve geleceği açısından bu anlayışın çok değerli olduğunu düşünüyorum.

KAHTA’DA DA AYNI SAMİMİYET

Kahta Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal ile Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç da ilçede vatandaşlarla kurdukları iletişim ve çözüm odaklı yaklaşımlarıyla dikkat çekiyor.

Kahta’nın sokaklarında, kurumlarında ve insanlarında gördüğümüz sıcaklık bize şunu hatırlatıyor:

Şehirleri sadece binalar değil, insanlar güzelleştirir.

TORUNOĞLU VE DİŞKAYA’NIN EMEĞİ

Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Torunoğlu, kentin ekonomik hayatının güçlenmesi ve iş dünyasının sorunlarının gündeme taşınması açısından önemli bir görev yürütüyor.

Bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca konut yapmakla olmaz.

Esnaf yaşayacak, ticaret canlanacak, üretim olacak, gençler umut bulacak.

Bu nedenle iş dünyasının kent için ortaya koyduğu her çaba ayrı bir değer taşıyor.

Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Zeki Dişkaya ise yerel basının güçlü olması ve Adıyaman’ın sesinin daha geniş kitlelere ulaşması için çalışmalarını sürdürüyor.

Gazetecilik de zor zamanlarda kendini gösterir.

Çünkü gazeteci, şehrinin sevincini de acısını da anlatmak zorundadır.

BİZİM TEŞEKKÜRÜMÜZ SİYASET ÜSTÜ

Ben Adıyaman’a dışarıdan gelen bir gazeteci olarak değil, insanların gözündeki samimiyeti görmeye çalışan bir meslektaşınız olarak baktım.

Elbette her yöneticinin eksikleri olabilir. Her hizmet eleştirilebilir. Zaten gazeteciliğin görevi de gerektiğinde eleştirmektir.

Ama güzel yapılanı da söylemek gerekir.

Bugün Adıyaman’da halkın yanında olan, vatandaşın elini sıkan, derdini dinleyen ve bu şehrin yeniden ayağa kalkması için emek veren herkese teşekkür etmek istiyorum.

Başta Doç. Dr. İshak Şan olmak üzere; Abdurrahman Tutdere’ye, Kıdemli Albay Fahri Semiz’e, Prof. Dr. Mehmet Keleş’e, Muhammed Üsame Soysal’a, Mehmet Can Hallaç’a, Mehmet Torunoğlu’na ve Zeki Dişkaya’ya…

Adıyaman’ın yeniden ayağa kalkma mücadelesine verdikleri katkılar için Adıyaman halkı adına gönülden teşekkür ediyoruz.

Çünkü bazen bir şehrin ihtiyacı büyük sözler değil, yanında olduğunu hissettiren insanlardır.

Ve ben bir gazeteci olarak şuna inanıyorum:

“Zor günde halkının yanında olan, güzel günde halkın gönlünde kalır.”

Gazeteci Ahmet Oktay

Takip Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni

Devamını Oku

ADIYAMAN YENİDEN YAZILIYOR

ADIYAMAN YENİDEN YAZILIYOR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Bazı şehirleri anlatmak için kelimeler yetmez.

Bazı acıları tarif etmek mümkün değildir.

Bazı hikayeler ise sadece dinlenmez; yerinde görülür, hissedilir ve yaşanır.

Adıyaman benim için artık böyle bir şehir.

Güneydoğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu’nun Adıyaman buluşması kapsamında bu kadim şehri gezerken, sadece depremin geride bıraktığı acıları görmedik.

Aynı zamanda bir şehrin yeniden ayağa kalkışına, yeniden hayat buluşuna tanıklık ettik.

6 Şubat depremleri Adıyaman’ı çok ağır yaraladı. Evler yıkıldı, sokaklar değişti, aileler büyük acılar yaşadı. Fakat bugün bu şehrin sokaklarında başka bir hikâye yazılıyor.

Yıkımın yerini yeniden inşa, umutsuzluğun yerini umut alıyor.

DEVLETİN ELİ ADIYAMAN’DA

Adıyaman’da gördüğümüz en önemli gerçeklerden biri, devletin deprem sonrasında vatandaşının yanında olmasıydı.

Devlet tarafından binlerce yeni konut inşa edildi. Şehrin yeniden ayağa kalkması için yalnızca binalar yapılmadı; altyapı çalışmaları da büyük bir hızla sürdürüldü.

Yollar, altyapı sistemleri ve yaşam alanları yeniden düzenlenirken, depremden ağır yara alan bölgelerde insanların yeniden hayata tutunabilmesi için önemli çalışmalar gerçekleştirildi.

Ancak beni en çok etkileyen görüntülerden biri, köylerde gördüğümüz yeniden yapılanma oldu.

Depremde evlerini kaybeden vatandaşlar için yeni köy evleri yapılıyor. Adeta yalnızca evler değil, yeni köyler kuruluyor.

Biz bunları masa başında yazmadık.

Gittik, gördük, yerinde tanıklık ettik.

Devletin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek için ortaya koyduğu çabayı vatandaşın gözlerinde gördük.

Vatandaşın söylediği de çok anlamlıydı:

“Devletimizi yanımızda hissettik.”

Bu cümle, belki de Adıyaman’da gördüğümüz tablonun en kısa özeti.

SADECE EVLER DEĞİL, HAYATLAR YENİDEN KURULUYOR

Bir evin yapılması sadece dört duvarın yükselmesi değildir.

O evin içinde yeniden kurulacak bir hayat vardır.

Bir annenin mutfağı vardır.

Bir babanın sofrası vardır.

Çocukların odası, hayalleri ve geleceği vardır.

Bu nedenle Adıyaman’da yükselen her yeni konutun aslında bir ailenin yeniden hayata tutunması anlamına geldiğini düşünüyorum.

Köylerde yapılan yeni evlere baktığınızda da aynı duyguyu hissediyorsunuz.

Toprağından kopmak istemeyen insanlara yeniden yaşam alanları oluşturuluyor.

Köyler yeniden kuruluyor, hayat yeniden başlıyor.

SİYASETİN ÜZERİNDE BİR ŞEHİR

Adıyaman’ın yeniden ayağa kalkışında bir başka önemli unsur da dayanışma.

Siyasetçisi, yöneticisi, bürokratı, esnafı, vatandaşı ve sivil toplum kuruluşlarıyla herkesin önceliği aynı:

Adıyaman’ın yeniden ayağa kalkması.

Deprem herkesi aynı acıda buluşturdu.

Bugün de yeniden yapılanma herkesi aynı umut etrafında birleştiriyor.

Çünkü Adıyaman söz konusu olduğunda siyasi görüşlerin, farklılıkların bir anlamı kalmıyor.

Ortada hepimizin ortak değeri olan bir şehir var.

Adıyaman.

BİZ BU DEĞİŞİMİN TANIKLARIYIZ

Gazeteci olarak yıllardır birçok olaya tanıklık ettim.

Ama Adıyaman’da gördüğüm tablo benim için farklıydı.

Çünkü burada yalnızca bir felaketin izlerini değil, bir milletin yeniden ayağa kalkma iradesini gördüm.

Yıkılmış binaların yerine yükselen yeni konutları…

Yenilenen altyapıyı…

Yeniden kurulan köyleri…

Yeniden açılan iş yerlerini…

Ve bütün bunların arasında hayata tutunan insanları gördük.

Belki hâlâ eksikler var.

Belki yapılacak daha çok iş var.

Ama Adıyaman’ın en büyük zenginliği bugün umudunu kaybetmemiş insanları.

ADIYAMAN BİZE UMUDU ÖĞRETİYOR

Adıyaman sokaklarında dolaşırken insan ister istemez düşünüyor:

Bir şehir bu kadar büyük bir yıkımdan sonra nasıl yeniden ayağa kalkabilir?

Cevabı aslında çok açık:

Devlet varsa, millet varsa, dayanışma varsa ve umut varsa şehirler yeniden doğar.

Adıyaman bugün bunun en güzel örneklerinden birini ortaya koyuyor.

Binlerce yeni konut…

Yenilenen altyapı…

Yeniden kurulan köyler…

Ve yeniden hayata tutunan insanlar…

Bütün bunlar bize tek bir şey söylüyor:

Adıyaman’ın hikâyesi bitmedi.

Tam tersine…

Adıyaman’ın yeni hikâyesi şimdi başlıyor.

KÜLLERİNDEN DOĞAN BİR ŞEHİR

Belki yıllar sonra Adıyaman’ın bugünlerini anlatanlar, “O yıllarda şehir yeniden kuruluyordu” diyecek.

Biz ise o tarihin içinde bulunmanın ve bu dönüşüme gazeteci olarak tanıklık etmenin gururunu yaşıyoruz.

Adıyaman’dan ayrılırken geride acılarla birlikte çok güçlü bir umut da gördük.

Devletin vatandaşının yanında olduğu…

Vatandaşın da şehrine sahip çıktığı…

Siyasetçisiyle, yöneticisiyle, esnafıyla, vatandaşıyla herkesin elini taşın altına koyduğu bir yeniden doğuş…

İşte bu yüzden Adıyaman’a artık yalnızca depremle anılan bir şehir olarak bakmıyorum.

Ben Adıyaman’da geleceğe yürüyen bir şehir görüyorum.

Yıkımın ardından yeniden kurulan hayatları görüyorum.

Küllerinden doğan bir şehir görüyorum.

Ve gönülden söylüyorum:

ADIYAMAN YENİDEN YAZILIYOR.

Adıyaman yeniden ayağa kalkıyor.

Adıyaman yeniden hayat buluyor.

Adıyaman geleceğe umutla bakıyor.

Biz de bu yeniden doğuşun tanıkları olarak, Adıyaman’ın hikâyesini anlatmaya devam edeceğiz.

Ahmet Oktay

Gazeteci – Köşe Yazarı

Devamını Oku

Depremin İzleri Sürüyor: Tutdere Makamını Parktaki Kulübede Sürdürüyor

Depremin İzleri Sürüyor: Tutdere Makamını Parktaki Kulübede Sürdürüyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Depremde belediye binası yıkılan Adıyaman’da Başkan Tutdere park içindeki kulübede, müdürlükler ise konteynerlerde hizmet veriyor.

 

Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu toplantısı için Adıyaman’a gelen gazeteciler, Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ile park içindeki kulübede bir araya geldi. Bu buluşma, deprem sonrası belediye hizmetlerinin geçici alanlarda sürdürüldüğünü de gösterdi.

Belediye binası yıkıldı, makam kulübeye taşındı

6 Şubat depremlerinde belediye binası kullanılamaz hale geldi. Yeni bina tamamlanana kadar Başkan Tutdere, çalışmalarını park içindeki yaklaşık 35 metrekarelik kulübede sürdürüyor. Kulübede ayrıca yaklaşık 7 metrekarelik bir çalışma ofisi bulunuyor.

Tutdere, kulübeyi esprili biçimde “Gönlümüz gibi çi zengin kulübe” olarak tanımlıyor.

Müdürlükler konteynerlerde hizmet veriyor

Belediye müdürlükleri ise kentin farklı noktalarındaki konteynerlerde hizmet veriyor. Çalışmalar, geçici alanlarda kesintisiz sürdürülüyor.

Adıyaman yeniden yükseliyor

Deprem sonrası Adıyaman’da yeniden yapılaşma hız kazanırken, kentte yeni binalar yükseliyor. Ancak yoğun inşaat faaliyetleri, özellikle toz ve asbest endişelerini de beraberinde getiriyor.

Adıyaman, bir yandan yeniden kurulurken diğer yandan belediye hizmetlerini geçici alanlarda sürdürerek depremin izlerini silmeye çalışıyor.

Devamını Oku

GÜNEYDOĞU BASININDAN ATSO’YA ANLAMLI ZİYARET

0

BEĞENDİM

ABONE OL

BASIN VE İŞ DÜNYASI AYNI MASADA BULUŞTU

Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti (AGC) ev sahipliğinde Adıyaman’da bir araya gelen Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin basın temsilcileri ve gazeteci cemiyeti başkanları, kentteki temaslarını sürdürüyor.

Program kapsamında Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ziyaret edilirken, görüşmede Adıyaman’ın ekonomik potansiyeli, bölgesel kalkınma hedefleri ve yerel basının kentlerin gelişimindeki önemi değerlendirildi.

Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Zeki Dişkaya ile Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu (GGF) yetkililerinin öncülüğünde gerçekleştirilen ziyarette, basın ve iş dünyası arasındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.

“YEREL BASIN ŞEHRİN HAFIZASIDIR”

ATSO Yönetim Kurulu Başkanı, Güneydoğu basın heyetini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek yerel basının ekonomik ve sosyal kalkınmadaki önemine dikkat çekti.

Yerel basının yalnızca haber ve bilgi akışını sağlayan bir yapı olmadığını belirten ATSO Başkanı, basın kuruluşlarının sanayici, esnaf, tüccar ve vatandaşların sesini duyurmada önemli bir görev üstlendiğini ifade etti.

Başkan, “Basın, sadece bilgi akışını sağlamakla kalmaz; aynı zamanda sanayicimizin, tüccarımızın ve halkımızın sesini duyuran en önemli unsurdur. Güneydoğu basınına ve bu anlamlı buluşmaya ev sahipliği yapan Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti’ne teşekkür ediyor, heyeti odamızda ağırlamaktan onur duyuyoruz” dedi.

BÖLGESEL KALKINMADA MEDYANIN ROLÜ

Ziyarette söz alan bölge gazetecileri ve cemiyet başkanları ise Adıyaman’ın sahip olduğu ekonomik potansiyele dikkat çekti.

İş dünyası ile medya kuruluşları arasındaki iletişimin güçlü tutulmasının, bölgesel kalkınma projelerinin kamuoyuna doğru şekilde aktarılması ve desteklenmesi açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.

Toplantıda ayrıca Adıyaman’ın ekonomik gelişimi, deprem sonrası yeniden yapılanma süreci ve bölge illeri arasındaki iş birliğinin artırılması konularında karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu.

ZİYARET HATIRA FOTOĞRAFIYLA SONA ERDİ

Karşılıklı görüş alışverişinin ardından Güneydoğu basın heyetinin ATSO ziyareti, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen program kapsamında bölge basın temsilcilerinin kentteki kamu kurumları, meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik temaslarının devam edeceği bildirildi.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.