Vakıf yöneticisi A.Ş.’nin istismarıyla gündeme gelmişti: “Ölürsem intihar demeyin” diyen Fatma Nur Çelik ölü bulundu
  • Takip Haber Ajansı
  • Genel
  • Vakıf yöneticisi A.Ş.’nin istismarıyla gündeme gelmişti: “Ölürsem intihar demeyin” diyen Fatma Nur Çelik ölü bulundu

Vakıf yöneticisi A.Ş.’nin istismarıyla gündeme gelmişti: “Ölürsem intihar demeyin” diyen Fatma Nur Çelik ölü bulundu

ABONE OL
3 Mart 2026 16:18
Vakıf yöneticisi A.Ş.’nin istismarıyla gündeme gelmişti: “Ölürsem intihar demeyin” diyen Fatma Nur Çelik ölü bulundu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

K.H. Vakfı yöneticisi A.Ş.’nin istismarına uğradığını söyleyen Fatma Nur Çelik (30) ile 8 yaşındaki kızı H.İ.Ş., Zeytinburnu Sahili’nde ölü bulundu. Çelik, faille zorla evlendirildiğini, kızının da küçük yaştan itibaren istismara maruz kaldığını öne sürmüş; adliye önünde adalet nöbeti tutarken “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” çağrısı yapmış

K.H Vakfı yöneticisi A.Ş.’nin istismarına uğradığını, ardından faille zorla evlendirildiğini söyleyen Fatma Nur Çelik (30) ile 8 yaşındaki kızı H.İ.Ş., İstanbul Zeytinburnu Sahili’nde ölü bulundu. Anne ve kızın cansız bedenlerini, balık tutmak için sahile gelen vatandaşların fark ettiği aktarıldı.

Çelik, kızının 3 yaşındayken babasının istismarına uğradığını söyleyerek şikâyette bulunmuş, sürecin ardından adalet mücadelesi başlatmıştı. Şikâyet üzerine savcılık, çocuğun beyanı ve raporları dikkate alarak sanık A. Ş.’nin tutuklanmasını talep etmiş, ancak İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Mahkemesi 22 Şubat 2023’te adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağı kararıyla A.Ş.’yi serbest bırakmıştı. Bir ay sonra adli kontrol tedbirinin de kaldırıldığı kaydedildi. Aynı savcılığın, “kovuşturmaya yer yok” kararı vererek dosyayı kapattığı belirtildi.

“BAŞIMA BİR ŞEY GELİRSE, BUNUN PEŞİNE DÜŞÜLMESİNİ İSTİYORUM”

Çelik, sanığın tutuklanmaması üzerine Anadolu Adliyesi önünde başlattığı adalet nöbetinde şu sözleri kullanmıştı:

“Elimizde birçok rapor mevcut çocuğun istismarına ilişkin. Soruyorum ben Türk devletine, kamuoyuna. Bu faili kim koruyor? Neden hala dışarıda? Biz öldükten sonra ben adaletin sağlanmasını istemiyorum. Çünkü ben 5 Mayıs’a kadar hayatta kalabileceğimi düşünmüyorum. Güvenliğimden endişe ediyorum.

Başıma bir şey gelirse bu karanlık yapı ve beni koruyamayanlar, sesimi duyup da susan herkes sorumludur. Geçmişte de buna benzer davaları sahiplendikleri gibi bizim davamızı da sahiplensinler. Aksi takdirde ben ve kızım bir şekilde hayattan koparılacağız. Ben kendim için hiçbir şey istemiyorum. Sadece çocuğum için mücadele ediyorum yine dediğim gibi ve bu konuşmaların farklı yerlere çekilmesin. Artık acımız siyasi bir algıya oluşturulmasın istiyorum. Çünkü unutmayın ki acının siyaseti olmaz.

Bu karanlık yapı böyle iftiralarla kadınları, çocukları hayattan koparıyorlar. Amaçları da şu an benim kendi intiharımı sağlamak. Çünkü bu aşamada bana bir zarar verirlerse kendileri yargılanacak, bana zarar da verebilirler. Üzeri intiharla örtülebilir. Kamuoyuna sesleniyorum, bu aşamada benim intiharım asla söz konusu değildir. Zaten öyle bir durum olsaydı bugün burada adalet arayışı içerisinde olmazdım. Başıma bir şey gelirse üzerinin intihar süsüyle örtülmemesini, bunun peşine düşülmesini istiyorum. Çünkü bundan endişe ediyorum.

Ben soruyorum bu kadar doktor görüşü varken, ben anne olarak bu kadar mücadele ediyorken neden evladımın elimden alınmasıyla tehdit ediliyorum? Neden yanımda olması gereken kişiler benim karşımda duruyor? Benim karşımda durmanız gerekmiyor. Size karşı olan bu yapıya karşı durmanız gerekiyor. Ama dediğim gibi biz fakir olduğumuz için, kimsesiz olduğumuz için bizi kurban etmek çok daha kolay. Benim kimsem yok bugün hayatta. Annem, babam, hiç kimse yok yanımda. ”

Acı haberi, anne ve kızın davasını üstlenen Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği duyurdu. Dernek açıklamasında, “Müvekkillerimiz gericilerin kuşatmasına ve kendilerine yaşatılan bu ağır acıya daha fazla dayanamadılar. Anne Fatma Nur Çelik ve kızı H.İ.Ş.’nin intihar ettiğini öğrenmiş bulunuyoruz. “Kaybettiğimiz her bir canın hesabını sonuna kadar soracağız” ifadelerine yer verildi .” denildi.

AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA

Öte yandan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, “Zeytinburnu sahilde anne ve kızının cesedi bulundu” içerikli haberlere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Bir süredir haberlere konu olan ve öz babasının istismarına uğradığı iddia edilen çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin kararıyla Sağlık ve Danışmanlık Tedbiri uygulanmıştır” denildi. Bakanlık, çocuğun sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığının anlaşıldığını, tedavi sürecinin aksamaması için çalışma yürütüldüğünü, ancak annenin “reddedici tutumları” nedeniyle yönlendirmelere olumlu yanıt alınamadığını belirtti.

Bakanlık açıklamasında çocuğun 13 Şubat 2026’da özel bir vakıf hastanesine yatırıldığı, tedavi sürecinin takip edildiği kaydedilerek, “Sağlık kurulu raporunda çocuğun yatılı psikiyatrik tedavisinin gerekli olabileceği belirtilmiştir. Buna rağmen annenin önerilen tedavi ve sevkleri kabul etmediği uzmanlarca bildirilmiştir” ifadeleri kullanıldı.

Çocuğun sağlık durumunun risk altında olduğu gerekçesiyle 2 Mart 2026’da acil koruma kararı çıkarıldığı, konunun adli makamlara intikal ettiği aktarılan açıklamada, aynı gün adrese gidildiği halde kimseye ulaşılamadığı bildirildi. Bakanlık, akşam saatlerinde gelen ihbarla anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisinin alındığını belirterek, “Yaşanan elim olay hepimizi derinden üzmüştür. Konu adli makamlarca soruşturulmaktadır.” dedi. Açıklamada ayrıca, bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının süreci “çarpıtarak” Bakanlığın girişimlerini “anne ile çocuğu ayırma çabası” gibi yansıttığı savunuldu; “Çocuğun üstün yararı doğrultusunda atılan adımların kamuoyu nezdinde farklı bir algı oluşturacak şekilde sunulması kabul edilemez.” denildi.

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r