Eğitim camiası, son yıllarda artan disiplin sorunları ve öğretmenlerin üzerindeki idari baskılarla çalkalanıyor. Sınıf içerisinde düzeni sağlamaya çalışan eğitimciler, “soruşturma kıskacı” ile “mesleki etik” arasında sıkışmış durumda.
MERSİN – Eğitimde başarı grafiklerinden ziyade, son dönemde öğretmenlerin karşı karşıya kaldığı mobbing ve disiplin zafiyetleri kamuoyunun ana gündem maddesi haline geldi. Özellikle sınıf içerisinde yaşanan olumsuz davranışlara müdahale eden öğretmenlerin, en küçük uyarısında dahi adli veya idari soruşturma tehdidiyle karşılaşması, “Öğretmenlik mesleği oyuncak mı oldu?” sorusunu beraberinde getirdi.
Sahadan gelen bilgiler, eğitimdeki disiplin yönetmeliğinin ve uygulama biçimlerinin öğretmenleri savunmasız bıraktığını gösteriyor. Sınıf içerisinde arkadaşlarına veya öğretmenine küfür eden, genel ahlak kurallarını hiçe sayan bir öğrenciye; “Sus, terbiyesiz!” diyerek müdahale eden bir öğretmen, “öğrenciyi rencide etmek” veya “psikolojik şiddet” gerekçesiyle soruşturma geçirebiliyor.
Bu durumun yarattığı temel sorunlar ise şöyle sıralanıyor:
Otorite Kaybı: Öğretmenin müdahale yetkisinin kısıtlanması, sınıf yönetimini imkansız hale getiriyor.
Caydırıcılığın Yok Olması: Yanlış davranışın bir karşılığı olmadığını gören öğrencilerde “cezasızlık algısı” yerleşiyor.
Mesleki Tükenmişlik: Soruşturma geçirme korkusu yaşayan öğretmenler, yanlışa müdahale etmek yerine “görmezden gelme” yöntemini seçmek zorunda kalıyor.
Eğitim sendikaları ve uzmanlar, bir toplumun geleceğinin sadece matematik ya da fen bilgisiyle değil, aynı zamanda etik değerlerle inşa edildiğine dikkat çekiyor. Öğretmenin, öğrenciyi sadece akademik olarak değil, ahlaki olarak da yetiştirme sorumluluğu olduğunun altı çizilirken, mevcut sistemin öğretmeni pasif bir “not dağıtıcısı” konumuna düşürdüğü savunuluyor.
Eğitimciler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlerin haklarını koruyan ve okul içi disiplini yeniden tesis eden somut adımlar atmasını bekliyor. “Öğrenci odaklı eğitim” anlayışının, “öğretmeni hiçe sayan” bir yapıya bürünmesinin toplumsal bir yozlaşmayı tetiklediği vurgulanıyor.
Eğer bir eğitim sisteminde öğretmen, küfür eden çocuğa edebiyle müdahale edemiyorsa; orada sadece bir mesleğin itibarı değil, bir neslin geleceği de tehlike altındadır.
FOTO GALERİ
16 Nisan 2026GENEL
16 Nisan 2026GÜNDEM
16 Nisan 2026GÜNDEM
16 Nisan 2026GÜNDEM
16 Nisan 2026GÜNDEM
16 Nisan 2026SPOR
16 Nisan 2026
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
7762 kez okundu
2
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
4694 kez okundu
3
Mersin’de Kadir Gecesinde 10 bin kişilik lokma ikramı
3535 kez okundu
4
Joe Biden 6 aylık hedeflerini açıkladı. Senato buz gibi…
2825 kez okundu
5
Tık Dayatması Dijital Basını Bitiriyor
2696 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.