Bizleri Sosyal Medya sayfalarımızdan da Takip edebilirsiniz.  Takip Haber Ajansına Haber İhbar Hattımız devrededir: +90 544 299 33 21

Gündem

Adliye Önünde Adalet Çığlığı: “Çocuk Cinayetleri Münferit Değildir”

Mersin’in Toroslar ilçesinde 31 Ağustos 2025’te bir otomobil içerisinde başından vurularak katledilen 16 yaşındaki Hiranur Aygar’ın davası, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Sanıkların çelişkili ifadeleri ve davanın seyri, hem acılı aileyi hem de kadın hakları savunucularını ayağa kaldırdı.Hiranur’un ölümünde ‘Uyuşturucu Çetesi’ iddiası
Mersin’de otomobil içerisinde tabancayla vurularak öldürülen Hiranur Nilgün Aygar davasında anne Gülten Tan feryat etti: “Kızım uyuşturucu çetesinin eline düştü, en ağır cezayı almalarını istiyorum.”
Mersin’de 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar’ın otomobilde tabancayla öldürülmesine ilişkin tutuklanan 3 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, sanıklar Hüseyin Arda Ş. (19), Mustafa Z. (27) ve Nazmi Ç. (20) tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada Hiranur’un yakınları ile taraf avukatları da hazır bulundu. Tanıkların dinlenmesiyle başlayan duruşmada büfeci tanık G.Y., olay akşamı saat 22.30 sıralarında Hüseyin Arda Ş.’nin dükkanına gelerek alkollü içki satın aldığını söyledi. Yaz mevsimi olması nedeniyle kapıların kapalı ve klimanın açık olduğunu, bu nedenle dışarıda herhangi bir silah sesi duymadığını, olayı ancak polisler geldiğinde öğrendiğini ifade etti.
“İFTİRA ATIYORLAR” SAVUNMASI YAPTI
Bir diğer tanık Hiranur’un arkadaşı M.E. ise Hiranur’un akşam saatlerinde kendisine mesaj atarak Hüseyin Arda Ş.’nin kendisini asker eğlencesine davet ettiğini anlattığını, ancak gitmek istemediğini söylediğini iddia etti. Hüseyin Arda Ş.’nin, Hiranur’u kıskandırmak amacıyla eski kız arkadaşının da asker eğlencesine geleceğini söylediğini öne süren M.E., Hiranur’un daha sonra kendisine kucağında silah bulunan bir fotoğrafla birlikte, “Korkuyorum ama bana emanet” şeklinde mesaj attığını belirtti. Müşteki avukatları, Hüseyin Arda Ş.’nin uyuşturucu ticareti yaptığı yönünde iddiada bulunarak, bilirkişi raporunun eksik hazırlandığını ve bu nedenle ek iddianame düzenlenmesini talep etti. Tanık beyanlarını kabul ettiğini ancak müşteki taraf avukatlarının uyuşturucu ticareti ve öldürmede kasıt iddialarını reddettiğini söyleyen Hüseyin Arda Ş., “İftira atıyorlar” şeklinde savunma yaptı.
“KIZIM UYUŞTURUCU ÇETESİNİN ELİNE DÜŞTÜ”
Bunun üzerine Hiranur Nilgün Aygar’ın annesi Gülten Tan, kızının uyuşturucu çetesinin eline düştüğünü iddia ederek, “Çevredekilere sorduğumda bir kişi dahi bu insanların iyi olduğunu söylemiyor. Üstelik yalnızca benim çocuğumu da öldürmediler. Biz bittik. En ağır cezayı almalarını istiyorum” dedi. Cumhuriyet savcısı mütalaa için ek süre talebinde bulunurken, mahkeme heyeti sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 13 Mart tarihine erteledi.
OLAYIN GEÇMİŞİ
1 Eylül 2025 tarihinde meydana gelen olayda, merkez Toroslar ilçesi Akbelen Mahallesi’nde, 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar, park halindeki otomobilde tabanca ile vurularak hayatını kaybederken polis, Hiranur’un erkek arkadaşı Hüseyin Arda Ş. (19), M.Z. (27) ile Nazmi Ç.’yi gözaltına almış, 3 şüpheli de sevk edildikleri mahkemece tutuklanmıştı.

Mersin’de otomobilde tabancayla öldürülen 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar’ın ölümüne ilişkin davada, tutuklu yargılanan 3 sanığın duruşması görüldü. Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 13 Mart’a erteledi.

Duruşmada Öne Çıkan Detaylar: “Şaka Yapıyorduk” Savunması

Duruşmada tutuklu sanıklar SEGBİS aracılığıyla hakim karşısına çıktı. Olayın baş şüphelisi olan ve “kasten öldürme” suçlamasıyla yargılanan 19 yaşındaki Hüseyin Arda Şark, savunmasında olayın bir kaza olduğunu iddia etti:

  • Çelişkili İfadeler: Sanık önce Hiranur’un intihar ettiğini öne sürmüş, ardından “şakalaşırken silahın kazara ateş aldığını” söyleyerek ifadesini değiştirmiştir.

  • Dere Kenarına Terk Etme: Şüphelinin, Hiranur’u vurduktan sonra hastaneye götürmek yerine paniğe kapıldığını iddia ederek, genç kızı bir dere kenarına bıraktığı ve daha sonra “ağabeylerinden akıl alarak” geri dönüp hastaneye götürdüğü ortaya çıktı.

  • Kayıp 75 Dakika: Olay anı ile hastaneye giriş saati arasında yaklaşık 1 saat 15 dakikalık bir boşluk olması, avukatlar tarafından “delillerin karartılması için kullanılan süre” olarak değerlendirildi.

Duruşma sonrası Mersin Adliyesi önünde düzenlenen basın açıklamasında; Mersin Barosu, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Kadın Dayanışma Komiteleri ve Mersin Tabip Odası temsilcileri hazır bulundu. Yapılan açıklamalarda şu noktaların altı çizildi:

1. Eksik Soruşturma Tepkisi

Avukatlar, soruşturmanın çok hızlı ve yüzeysel yürütüldüğünü, birçok delil toplanmadan iddianamenin hazırlandığını savundu. Özellikle araçta bulunan diğer iki sanığın sadece “delilleri karartmak” suçundan yargılanmasına itiraz edilerek, bu kişilerin de cinayete iştirakten yargılanması gerektiği vurgulandı.

2. Bireysel Silahlanma ve Cezasızlık

Basın açıklamasında, cinayette kullanılan silahın ruhsatsız oluşuna dikkat çekilerek, bireysel silahlanmanın ve denetimsizliğin kız çocuklarını ve kadınları savunmasız bıraktığı ifade edildi.

“Hiranur’un katledilmesi sadece bireysel bir suç değil, yaşam hakkını koruyamayan sistemin bir sonucudur. Failler hak ettikleri en ağır cezayı alana kadar bu davanın takipçisi olacağız.”


Ara Karar ve Gelecek Duruşma

Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Ayrıca avukatların talebi doğrultusunda, sanıkların olay günü kimlerle görüştüğünün tespiti için HTS kayıtlarının detaylı incelenmesine ve eksik tanıkların dinlenmesine hükmedildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu